Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Çalışma Saatleri : Pazartesi <> Cuma - 09:00 'dan 17:00' a kadar.
  İletişim : +90 212 225 20 49

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kireçlenmeden korunmanın yolları;

kireclenme

Prof. Dr. Nejat GÜNEY

Kireçlenme en sık rastlanan rahatsızlıklardan biridir ve kesin tedavisi yoktur. Bu hastalık 50’li yaşlarda başlar ve her geçen sene yavaş yavaş ilerleyerek yaşamı zorlaştırır. Bugün için bu hastalığın kesin olarak sebebi bilinmemektedir. Fakat romatizma çocukluk yaşında ve daha sonra geçirilmiş eklem enfeksiyonları eklemde hasar yaratan darbe ve buna bağlı kırıklar, uzun süreli kortizon kullanımı, aşırı kilo, bacak yapısındaki şekil bozuklukları, özellikle diz başta olmak üzere kalça ve ayak bileği gibi eklemlerde kireçlenmeye yol açar.  Bu sebeple özellikle bacaklardaki şekil bozukluklarının bir an evvel düzeltilmesi, aşırı kilodan olabildiğince uzak durmak, diz eklemini zorlayacak sporlardan kaçınmak , hastalık başladıktan sonra ayakta uzun süreli hareketsiz kalmayı kısıtlamak gerekir. Ev hanımlarının ütü ve mutfak çalışmalarını daha çok yüksek iskemlelere oturarak yapmaları önerilmektedir.

Bebeklerinizi kundaklamayın;

bebek

Prof. Dr. Nejat GÜNEY

Bazı bebekler anne karnında gelişim sürecinde kalça eklemleri gelişmeden doğarlar. Böyle bebeklerde erken tanı konmadığı ve özellikle kundak kullandıkları taktirde tam kalça çıkığı olma olasılığı veya kalça ekleminde yarı çıkık diyebileceğimiz şekil bozukluğunun ortaya çıkma olasılığı yüksek olur. Bu nedenle yeni doğan bebeklerin muhakkak bir ortopediste muayene ettirilmesi, bacak ve kalçaları serbest bırakacak şekilde giydirilmesi önerilmektedir.

Diz kireçlenmesinin hangi aşamasında ameliyata karar verilir ?

Prof. Dr. Nejat GÜNEY

Diz kireçlenmesinde iki tip ameliyat söz konusudur. Bunlardan bir tanesi eğer eklemde şekil bozukluğu başlamışsa daha doğrusu bacakta şekil bozukluğu başlamışsa bu şekil bozukluğunun ortaya çıkaracağı diz eklemindeki anormal yük dağılımını düzeltmek için bacakta ki bu bozukluğu giderecek kemiksel ameliyatlar yapılabilir. Bunun dışında artroskopi dediğimiz cihazla ve yahut kapalı ameliyat şeklinde diz eklemine girerek eklem içerisinde bir takım temizlik yapılabilir. Ancak bu yapılan ameliyatların çok uzun süreli ve kalıcı ameliyatlar olmadığını bilmemiz lazım. İkinci ameliyat şekli diz protezidir. Diz protezinin yapılma zamanı da bütün tedavi seçenekleri denenmiş, ancak artık hiçbirinden netice alınamıyorsa eklemde kıkırdak tamamen kaybolmuşsa, kemikler birbirine sürtünüyorsa ve eklemde ileri derecede bir deformasyon varsa artık bunun ilaçla tedavisi söz konusu olmayacağı için o zaman karşımıza tek seçenek diz protezi olarak çıkmaktadır.

Diz kireçlenmesini engellemek için nelere dikkat edilmelidir ?

Prof. Dr. Nejat GÜNEY

Diz kireçlenmelerini önlemenin en baş rolü, gençlik çağlarında diz eklemini aşırı zorlayacak sporlardan kaçınmaktır. Bu sporların başında toprak zeminde oynanan futbol, sert zeminde yapılan bir takım sporlar, diz eklemini aşırı yük altında bırakan sporlar sayılabilir. Bunun dışında geçirilmiş bir takım hastalıklarda diz eklemini bozabilir. Diz ekleminin enfeksiyonu diz eklemini tutan romatizmalar bunlar da kıkırdağı bozan hastalıklardır. Bunların zamanında etkin tedavisi yapılırsa eklem bozulmadan ilerdeki kireçlenmeye bir önlem alınmış olur. Bunun dışında bugün için sebebini bilmediğimiz 50 yaşından sonra ortaya çıkan diz kireçlenmesinin tamamen önlenmesine yönelik herhangi bir tedbir söz konusu değildir. Ancak hastalık ortaya çıktıktan sonra hastalığın hızlı yayılmasını engelleyebilmek için bir takım kıkırdak koruyucu ilaçlar eklem içi enjeksiyonlar yapılabilir. Hastanın yaşamını ayarlaması yani ayakta mesleği olan kişilerin daha çok oturarak bu işi sürdürebilecek pozisyon almaları ev hanımları ev işlerini mümkün olabildiğince oturarak yapması uzun süre ayakta kalması engellenmelidir. Eğer bunlar sağlanırsa hastalığın ilerlemesi yavaşlamış olur. Daha uzun yıllar cerrahi girişimlere gerek kalmadan bir takım ilaçlarla yaşamlarını sürdürebilirler.

Kış ve iş spor yapmanıza engel değil!

balanceSağlığınız için sporu ihmal etmeyin; gerekli ve dengeli beslenmeyle hem formda kalabilir hem de vücut sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Sporu sağlıklı yaşam için yapıyorsanız mutlaka sizi mutlu edecek bir branşta spor yapmalısınız. Özellikle spor yaparken mutlu olmak eğlenmek size iyi gelecektir.

Aşırı antrenmanlarda kendinize yüklenmekten kaçının. Vücudunuzun size gönderdiği sinyalleri dinleyin. Kalbiniz, bacaklarınız ve hisleriniz sizin en büyük yol göstericinizdir. Eklemlerinizi aşırı zorlayacak aktivitelerden kaçınmalısınız. Spor, doğru ve bilinçli yapılmadığı zaman, zarar verir.

Dizinizden gelen sese dikkat!

Diz içerisinden gelen sesler, takılma ve kilitlenme hissi yırtığın ilk belirtileri olabilir. Diz ekleminde ağrınız olur. Yırtığın olduğu menisküs bölgesine göre diz ekleminde hemen ya da birkaç saat sonra şişlik oluşabilir. Dizinizi tam olarak bükemeyebilirsiniz veya doğrultamayabilirsiniz. Diziniz kilitlenebilir ya da bir noktada takılabilir. Yırtığın olduğu menisküs bölgesine göre diz ekleminde hemen ya da birkaç saat sonra şişlik oluşabilir. Dizde şişlik hareket kısıtlılığı belli bir açıdan sonra şiddetli ağrı menisküs yırtığı belirtisidir.

Menisküs tanısında erken teşhis önemlidir. Kısa sürede bir doktora görünmek en doğru seçim olduğu gibi dize alınan küçük darbelerle gelen ağrılar önemsenmelidir. Kıkırdağın uzun süreli yırtık kalması ve buna karşılık herhangi bir tedavi görmemek, dizde kıkırdak hasarı ve kireçlenmeye neden olabilir. Aynı şekilde, hastalığın iyi bilinmesi çok önemlidir. Tedavi aşamasında gerekli görülürse MR ve tanı amaçlı artroskopi yapılabilir.

Omuz ağrıları hareket kabileyetinizi kısıtlamasın;

Omuz-Agrisi-TedavisiGiyinmek, toka takmak veya yüksek bir rafa uzanmak gibi günlük hayatın içindeki en basit eylemler omuz ağrısı nedeni ile bazen imkansız hale gelebilir. Omuzdaki yumuşak dokularda ya da kemikli yapılarda sıkışma gibi sorunların ortaya çıkması kişinin hareket kabiliyetini en aza indirerek yaşam kalitesini düşürmektedir.

Kas yırtıklarının tedavisi ihmal edilmemeli;

Omuz ağrısının iki temel sebebi, yoğun kullanıma bağlı olarak kasları kemiklere yapıştıran bağlarda (tendon) ortaya çıkan kas yırtıkları ve daha ileri yaşlarda görülen yıpranmaya bağlı aşınmalardır. Omuzun çok kullanılmasına bağlı kas yırtılmaları daha çok gençlerde ve kafa üstü sporcular olarak bilinen; voleybol, basketbol, tenis, yüzme, hentbol ve halter sporlarıyla uğraşan kişilerde görülmektedir. Bu kişilerin omuzlarında birbirine sürten kemik ve tendon yüzeyi, zamanla kayganlığını kaybederek aşınmaya ve kas yırtıklarına neden olmaktadır. Kas yırtıkları, ağrılı olsalar da hayati bir sağlık sorunu olmadıklarından ihmal edilebilmektedir. Bu yırtıkların zamanında tespit edilerek tedavi edilmemeleri ise eklemde yük dağılımına bağlı kireçlenme gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Omuz ağrılarının diğer sebebi olan yıpranmaya bağlı aşınmalar ise daha çok ileri yaş gruplarında görülmektedir.

Omuzunda yırtık olan kişilerin en büyük şikayetleri ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Bu kişiler genellikle kolunu başının üstüne kaldıramazlar. Kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın görülen omuzdaki kas yırtıkları günlük hayatta birçok hareket kısıtlılığına omuz_agrisini_ciddiye_alin_1sebep olmaktadır. Yüksekteki raflardan bir şey alamamak, toka takamamak, elini enseye ve arkaya götürememek, arka cepten cüzdan çıkarırken zorlanmak omuzdaki kas yırtıklarının ilk belirtileri olarak değerlendirilebilir.

Omuz ağrısıyla doktora başvuran hastaların tedavisinde öncelikli olarak, ilaç tedavisi ya da fizik tedavi uygulanmaktadır. Fizik tedavi sonrasında hastaların yarısından fazlasında başarılı sonuç alınmaktadır. Tedavinin ilk aşamasından sonra ağrının devam etmesi kas yırtığı olduğunun göstergesidir. Bu aşamada kas yırtığının varlığından emin olmak için hastadan MR çektirmesi istenmektedir. Kas yırtıklarının teşhisinde en etkili tetkik cihazı olan MR sayesinde yırtığın yeri ve derecesi belirlenerek, tedavi bu sonuçlara göre şekillendirilmektedir.

Artroskopi açık cerrahiye göre çok daha avantajlı;

artroskopikcerrahi_08

MR sonucunda hiçbir yırtık görünmüyor, buna rağmen fizik tedaviden olumlu sonuç alınamıyor ve ağrı kesilmiyorsa sıkışıklık devam ediyor demektir. Bu durum ileride kas yırtığı olacağının habercisidir ve bu vakalar “artroskopi ” denilen yöntemle tedavi edilmektedir. Artroskopi, bölgede üç ya da dört delik açılıp, 4mm çapında bir kamerayla içeriye girilerek yapılmaktadır. Açılan delikler sayesinde kemik traşlanabilir, yırtık dikilebilir, sıkışıklık ya da yapışıklık varsa bunlar gevşetilebilir. Artroskopide elde edilen görüntüler açık cerrahiye göre çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Çıplak gözle açık cerrahide görülemeyecek birçok yer artroskopi sayesinde görülebilmekte ve operasyon sırasında oluşabilecek sağlam doku hasarı en aza indirilmektedir.

Doktorunuza Sorun :

Sağlık sorunlarınızın çözümü hakkında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nejat Güney’e danışın. Ortopedi ve travmatoloji alanındaki sorunlarınız için en şeffaf ve dürüst ortamlarda tedavi talebinde bulunun.

(*) Doldurulması zorunlu alanlar.